Merhaba Canlar…

“Yazmıyor musun artık?” diyorlar. Yazıyorum. Hep yazdım. Son nefesime kadar da yazacağım gibi. Sadece yayınlamıyorum....

Bahar ve Peygamber Düğmesi

Bebeğin buruşuk ellerini, kırışmış elleriyle tuttu ihtiyar. “Bak” dedi, “Bahar budur çocuk. Bahar ilktir sadece, baharın sonu olmaz. O sonbahara hazan denir. Gerçek bahar ilk olandır. Sadece baharda açar peygamber düğmesi çiçeği. Sadece baharda koklanası tüm...

Emin Bey kardeşimden…

Aziz Dostlar, Aziz Milletimin yaklaşık iki asır önce bağrına bastığı Çerkes dedelerinin gönlüme emaneti, muhabbetle sevdiğim bir Çerkes kardeşimin özünden damlamış bir kaç özden cümlesini burada paylaşmak istedim. Selametle… Türklük için şehit olunmaz..  Türkler...

Özür diliyorum…

    Merhaba Türkiyem, Bir süredir yazmamı geciktiren teknik aksaklıklar ve yoğun dünyalık işlerim vardı. Sitem ile ilgilenemedim. Takipçilerimden özür diliyorum. Doğum yakın,  “Sen bir gülsen…” ile dönüyorum. – Ama Ali, senin takipçin...

Paylaşılası_Bir

Dinleyin arkadaşlar…Hatay’dan. Şu karşı ki dağda kar var duman yok Benim sevdiceğimde din var iman yok Vardım baktım nazlı yarim evde yok Ver benim sazım efendim ben gider oldum Süremedim lavantayı konsola koydum Şu karşıki dağda titrer dallar Benim gönlüm...

İkibinondört

Rahmetli oldu kendisi, halacığım. Yılbaşı gecesi babama, doğduğumun müjdesini vermiş. Neredeyse kırk sene oluyor. Bir zemheri bir ayaz o sene de, görülmemiş nice zamandır.       – Doğum günün kutlu olsun Ali. – Bilmukabele Andrej.         ...

Kıymetlim

Usul usul akan bir nehri saatlerce seyretmek gibi bir şey hayalini seyretmek ve seferinden hiç dönmeyeceğini bilmeden bir süvariyi her seherde elinde bir bardak soğuk su ile beklemenin çocuksu umudu gibi bir şey seni sevmek. Tüm coğrafyanın anlamı, kızıl çehrene ak...

Bin Yıllık Bir Uygur Masalı

  Ruh Adam, H. Nihal ATSIZ’ın kaleme aldığı güzel bir roman. Yazar romana, çarpıcı bir masal ile başlıyor. Bu masal onuncu yüzyılda kaleme alınmış ve ilk kez bir Türk araştırıcı tarafından okunarak günümüz Türkçesine çevirilmiştir. Şimdi masalı okumanızı...

Yok olmuşum bir ara

Merhaba, 12-14 Ağustos tarihleri arası eğer siteyi ziyaret etmişseniz muhtemelen siz de benim gibi ulaşamamışsınızdır. Sebebi teknik problemlermiş. Affedin. Yoksa, hiçbir siber akıllının siber saldırı güdüsünü cezbetmeyen alelalelikteki bu oluşumu tehdit edecek...

Bir Sahneyi Anlamak

  Yıllar önce seyrettiğim bir filmden bir manzara ( sahne, kare artık ne diyorlarsa uzmanlar). Bilenler hatırlayacaklardır. Gece vakti. Hava hafif rüzgârlı. Adam iskelenin tam kenarında duruyor, belli ki birazdan denize atlamak ve intihar etmek niyetinde. Tam...

Güneş Gözlüğü

Suç, enteresan bir olgu. İnsanoğlunun kaçamadıklarından. Miras gibi hatta. İlk insan Âdem babamız bir elma vesilesiyle ilk asi olmamış mıydı? İlk suç, ilk isyan ve dünya sürgünü. Oğulları Habil ile Kabil’in hikayesi de çok acıdır ve hüzün çizer öğrenenin yüzüne. Hata...

Başkent Neresidir?

Mahmut Nizami Hazretleri’nin hayatının konu edildiği bir kitapta okumuştum*. Kısaca bahsedeyim. Bir bebeğin doğumu yaklaştığında melekler gelir “hadi doğum vaktin geldi” derlermiş. Bebek onlara “Hayır doğmak istemiyorum. Çünkü hayatım boyunca bilerek ya da bilmeyerek...

Andrej Kim ki?

      Andrej’le nasıl tanıştığımızı hatırlamıyorum. Hani bazı insanlar vardır hayatınıza ne zaman, nasıl, hangi sıfatla girdiğini önceleri tasarlayamadığınız, geçmişlerini bilmediğiniz ve daha sonra dikkatinizi çekince  öğrendiğiniz. Andrej de işte onlardan biri....

Andrej Uyardı

  Geçenlerde aradı dostum Andrej. Çok ara verdin, dedi. Çok yoğun bir süreç geçirdim, dedim. Olsun dedi, yazacaksın. Tamam dedim, artık sorun yok, yazarım. Öyle melankolik yazılar olmasın dedi, siyasi-politikte yaz. Olmaz dedim. Hava dumanlı ve yerler yaş…...

Tut Beni

Heyecanın, şiirlerin, gece 3-5 nöbetlerinin ve en ağlamaklı zamanlarda seni düşünerek güçlü olmanın bir anlamı var… Sen varsın… Nefesini duyamasam da uzaklarda, esması okunmaz yalnızlığın… Ellerim üşümez, gözlerim acımaz, dimağım uyuşmaz… Hayallerimin direnişidir...

Alışamayacağım

       Kapıdan çıkmadan önce son kez gözgöze geldik. Çocuk bakışları vardı. Göz pınarının kenarında sabâ değse bir yıldız gibi kayacak billur gözyaşı kımıldanıyordu. Titreyen dudaklarını ısırdı. Saçı başı karma karışık. Her defasında gidişimin sebebini asla...

Güzel İnsanı Kaybettik…

Amcam, güzel insandı. Güzel yaşadı, ardında güzellikler bıraktı. Onun gidişi, sözün bittiği yer. Ruhun şad olsun Omar Çavuş’un torunu.....

Zordur Bazı Şeyler Olabilmek

Hayat zordur mesela, muharrir için kelimelerle akar zaman. En basit cümlelerin izdüşümü girift zihinlerin çözümsüz muammalarına devşirilir istenirse. Çözemezsiniz. Saf olmak bizarına engel olmaz Tuti’nin. Dil kafi gelmez, halden anlayan bulunmaz ve an gelir hüzzam...

Parkasının Ceplerinde Elleri Üşüyen Adam

Öylesine duruyordu ayakta. Parkası sırtında öylesine duruyordu. İş çıkışı saatlerin kamçıladığı kalabalıkla alakası yoktu. Akşam eve yetişme telaşı da yoktu. Öylece duruyordu ayakta… Başkentte… Zaman duruyordu. Kar beklenirken yağmur yağıyordu başkente. Adamın...

Kızıl Mehtap

“Uzaklara sebep gecedir ve gece özlemek, ağlamak, çıldırmak, savrulmak ve âşık olmak için en tabii gerekçedir” Akşamüzeri alacakaranlığının çok daha sonrası, yemekler yenilip üzerine kahveler içildikten, misafirler evlerine birer birer dağıldıktan daha sonra… ve hatta...

BİR NO’LU DAİRE

”Keşke hiç yaşanmasaydı…” Buhran denizinin kıyısına her geldiğinde, çökmüş avurtlarından çenene doğru sızan gözyaşlarını kırçıl sakalların engellerdi. O an ki ister gece olsun ister gündüz, gözlerini semaya diker, tanıdık yıldızları yahut bulutları arardın. Bir defa...

OMAR ÇAVUŞ’UN KIZI

Kan ter içinde uyandı kabusundan. Göğüs kafesi ciğerlerine dar geliyordu. Üzerinden rüzgar geçiyormuşçasına ürperdi sonra. Sıçradı ve tek harekette yerinden kalktı. Terliklerini giymeye gerek duymadan hızla odadan çıktı. Kapı kenarındaki ibrikten su çarptı yüzüne...

Bir Bardak Çay Buğusunda Dostu Beklemek

Dinlediğim her masalda ya da okuduğum her hayat hali romanlarda, evin küçük çocuğunun bir haminnesi olurdu. O haminne, romanda olayı anlatan şahsa münhasır bir ifade tarzıyla ya cadı şahsiyetine bürünür ya da adı gibi hami bir ihtiyar anneanne oluverirdi. Sabîliğin...