Alışamayacağım

ac

       Kapıdan çıkmadan önce son kez gözgöze geldik. Çocuk bakışları vardı. Göz pınarının kenarında sabâ değse bir yıldız gibi kayacak billur gözyaşı kımıldanıyordu. Titreyen dudaklarını ısırdı. Saçı başı karma karışık. Her defasında gidişimin sebebini asla anlatamadım, asla anlamadı. Anlamasını hiçbir zaman da beklemedim.

     Aramızdaki aşk, tüm sebep tanımlamalarının manalarını siliyor, konuşmamızı anlamsızlaştırıyordu.Geri döndüm kapıdan çıkmadan. Yanaklarından öperken gözyaşlarının tuzu dudaklarımı kavurdu. Göğsüne sığmayan hıçkırıklarla “gitme” dedi. Boğazımda düğümlenen acıdan çıkarabildiğim kadar bir sesle “Gitmem gerek. Bazen hayat böyledir küçüğüm. Sadece kaybettiğin için değil, kazanmak için de gidersin olur olmaz” diyebildim.
Ardımdan çocukça baktı. Anlamadı. Çocuktu… Çocuğumdu.
ÇORUM-2013

Share This