Kızıl Mehtap

km

“Uzaklara sebep gecedir ve özlemek, ağlamak, çıldırmak, savrulmak ve âşık olmak için en tabii gerekçedir”

Akşamüzeri alacakaranlığının çok daha sonrası, yemekler yenilip üzerine kahveler içildikten, misafirler evlerine birer birer dağıldıktan daha sonra… ve hatta bulunduğunuz semtteki evlerin hepsinin ışıkları söndükten bile sonra… hâlâ uyanıksanız… Issız ve yitikse zaman, bir de küskünlük varsa adı konmayan… Kulağınızda gün boyu aşina olduğunuz hiçbir ses yankılanmamışsa ve bunalmışsanız bunalımlardan… bu tenhalıkta size yaşadığınızı ne hissettirir?

Hikâyesi küçük aslında. Anadolu taşralısı kadar sıradan ve yaşanmışlık kadar alışılagelmiş. Hayata karşı başı dik durabilen ve yaşadığı dünyada kaybedeceği hiçbir şeyleri olmayan şahsiyetlerin dimdik durabilmek ve ağlayarak ta olsa zaaflarının kapısını kapayabilmek adına verdiği mücadelenin hikayesidir birazda.

Yukarıdaki çerçevesini çizdiğim ama ruhunu aşikar etmediğim manzara, sizin yeryüzünde bulunduğunuz ya da olmak istediğiniz neresi varsa hepsinde, umarsız bir yeknesaklıkla her gün yaşanır. Ola ki o vakitlerde, üstüne üstlük ay ve yıldızlar da küsmüş olsun gökyüzüne. Hele bir de o zifirde seyredin ya da daha ötesi hem seyredin hem de içinde kalın bu manzaranın.

Gece böyle durumlarda eşsiz ve benzersiz hükümranlığını eksik ya da şaibeli bir ifadeye dahi meydan vermeden tüm mekân üzerine salıverir. Mekân içinde ya da üzerinde tutsağısınızdır artık bu manzaranın, esirsinizdir. Ufkunuz tökezler. Hal gecedir, şakaya gelmez. Bu geceye şu iki şeyden biri yabancı diğeri aşinadır… Kızıl mehtap ve sevgiliye dair dudaklarınızı oyalayan dua.

Nice inadın söyletemediğini döker dudaklardan iki yudum şerâb. İster kanaat getirisiniz doğruluğuna ister inanmak istediğiniz için inanırsınız. Sonunda duymak istedikleriniz kulaklarınızdadır, her ne kadar görmek istediğiniz civarınızda olmasa da. Uzaklara sebep gecedir ve gece özlemek, ağlamak, çıldırmak, savrulmak ve âşık olmak için en tabii gerekçedir.

Gün-güneş gün boyunca cilveli bir rakkase gibi nefsi kandıran ucuz bir filmdir. Gözleriniz gün boyu sevgiliyi görmese de öylesi bir oynaş içindedir ki hicab-ı rahmetle, oyalanır durur, fındığı yuvarlayan yavru fare gibi yahut yumağına sarılı kedi yavrusu misali. …

Gerçek ayna gecedir bilene…

Çorum-2005

Share This